En Başından Felsene
Avrupa’ da 1000 yılından sonra tüm alanlarda bir canlanma yaşandığı herkesçe kabul edilir; nitekim XI ile XIII. yüzyıl arasında politika, sanat, ekonomi ve teknoloji alanlarında o kadar radikal dönüşümler yaşanır ki, bazılarında ‘’ilk endüstriyel devrim’’ olarak bile söz edilebilir. O dönemde yaşayan insanlar da fiziksel enerjide ve fikirlerde yaşanan gelişimin farkındaydılar; ilk binyılın tam da sonlarında doğmuş olan kesiş Rodulfus Glaber’ in (y. 985-y, 1050) 30 yıl kadar sonra yazmaya başladığı Historiarum Libri’ nin (Tarih Kitapları) özellikle bir bölümü çok ünlüdür. Rodulfus, 1033 yılında yer alan ve en yoksul çiftçiler arasında korkunç yamyamlık vakalarının yaşandığı bir kıtlıktan söz eder, ama bir yandan da 1000 yılın gelişiyle dünyada bir şeylerin değiştiğini ve o ana kadar çok kötü giden bir şeyin olumlu bir yön almaya başladığını dile getirir. Rodulfus ‘ un yeni binyılın başlamasıyla ilkbaharda çayırlardaki gibi toprağın çiçek açtığını anlattığı, ortaçağ yıllıkları arasında ün salmış, porno izle neredeyse lirik bir özellik taşıyan bölüm şöyledir; ‘’1000 yılından sonraki üçüncü yıla ulaşmıştık ki, dünyanın tamamında, ama özellikle İtalya ile Galya’ da bazilikalılar yenilendi. Büyün Hristiyan halkları en güzel bazilikaya sahip olmak için yarış halindeydiler. Sanki toprağın kendisi şöyle bir silkinip yaşlığından kurtulmuştu ve kiliselerden oluşan bir mantoyla kaplanmıştı’’ (Historiarum III. 3.)
Devlerin Omzundaki Cüceler
Felsefi düşünce de, maddi ve entellektüel alanda yaşanan bu canlamanın içinde yer alır. Nitekim birinci binyılın bitişinden sonraki yüzyıl içinde üniversiteler ortaya çıkar; üniversiteler sadece eğitim ve araştırma merkezleri değil, yerli porno aynı zamanda alimlerin ve öğrencilerin sürekli olarak ülkeden ülkeye göç etmesi, dolayısıyla da yerel kültür ve geleneklerin daha geniş, daha ‘’Avrupalı’’ bir bilgi dağarcığına dahil olması anlamına gelir.
Önceki yüzyıllarda bilgi, sadece geleneksel ilme getirilen yorumlardan ibaret görülürken, bu yüzyıllarda kültür yenilikçi bir kavram olarak görülmeye başlanır. O dönem insanlarının kendilerini devlerden daha geniş bakış açılarına sahip olduklarına dair ünlü özdeyiş (nsarıl yorumlanırsa yorumlansın), araştırmaların daima yenilikçi yönlerinin olduğunu gösterir.
Modern Felsefenin Temelleri
XI ile XII. yüzyıl arasında günümüzde ‘’ dev ‘’ haline gelen çeşitli düşünürler ortaya çıkar; günümüz metafiziğinin hala Aostalı Aziz Anselmus’ un (1033-ontolojik argümanını kabul edip etmemeyi tartışmaya devam ettiğini, felsefi düşüncenin Abelardus’ un ( 1079-1142) araştırmaları sayesinde ne kadar geliştiğini ve (ilk olarak erken ortaçağda Boethius tarafından ele alınan) tümeller sorununun Gerçekçilerle Adcılar arasındaki tartışmada merkezi yer kapladığını -ve bilgi alanındaki tüm çağdaş teorilerinin bu eski, ama henüz çözülmemiş sorunla uğraştığını* düşünecek olursak, bu iki yüzyıla nüfuz eden düşüncenin ne kadar coşkulu olduğunu daha iyi anlayabiliriz.
Platon’ un o dönemde bilinen tek diyaloğu olan Timaios ‘ u okuyan Chartres Okulu baş döndürücü bir kozmolojinin temelerini atar; mistik düşünce, Saint Victor müritleri Barnard de Clairvaux ( 1090-1153) ve Hildegar von Bingen’ le (1098-1179 çok yüksek düzeylere ulaşır; Salisburyli John ‘ un (110-1180;) eserleriyle modern siyasal düşüncenin temelleri atılır; Petrus Lombarus’ un (y.1095-1160) Sententiae (Düşünceler) adlı eseri sonraki yüzyıllarda kanonik alanda sürekli bir tartışma konusu haline gelecektir. Ansiklopedi geleneği de sex izle Bartholomaeus Anglicus (y. 1190-y.1250) ve Alexander NEckam (1157-1217) gibi yazarlarda zenginleşir ve XII. yüzyılın kapsamlı ansiklopedik seztezi olan Vincent de Beauvais’ in (y.1190-1264) dört Speculum Maius’ u (Büyük Ayna) için hazırlar.
Fransiskenlerle Dominikanlar arasındaki tartışmalar sonraki yüzyılda üniversite ortamını hakimiyeti altına alacaksa da, Assisili Aziz Francesco (1181-1182-ile Aziz Domingo de Guzman (y.1170-1221) XII. yüzyılda doğup yetişir.
Bu arada İslam dünyasında da, XIII ile XIV. yüzyıllar arasında skolastizm üzerimde çok etkili olacak olan filozoflar da bu dönemde yaşar; X. yüzyılda El Farabi (y. 870-y. 950) X ile XI yüzyıllar arasında İbn Sina (980- 1037) , XII yüzyılda da İbn Rüşd (1126 – 1198) ve El Gazali (1058-1111).
– Devam Edecek –
This entry passed through the Full-Text RSS service – if this is your content and you’re reading it on someone else’s site, please read the FAQ at fivefilters.org/content-only/faq.php#publishers.
No comments:
Post a Comment